Top 10 similar words or synonyms for olmamıza

önerilmesine    0.896283

bilinmemesine    0.887208

olamamasına    0.884841

olasına    0.883575

elenmelerine    0.883436

olmamalarına    0.881984

olamasına    0.880120

olunmasına    0.880083

basitliğine    0.879629

gerekmesine    0.878814

Top 30 analogous words or synonyms for olmamıza

Article Example
Shane Walsh (The Walking Dead) Shane'in ölümü hakkında yorum yapan "The Atlantic", bu sahne hakkında: "Shane'in çizgi romanda artık yer almayı bırakmasıyla Otis, daha uzunca bir süre yaşamaya devam eder. Serinin 94. sayısında olmamıza rağmen Sophia halen hayatta." yorumunda bulundu.
Kanryo Higashionna 1870lerde Çinin Fukien Eyaletindeki Fuzhou Bölgesine giden Higashionna, zamanını birçok Çinli Ustadan Savaş Sanatları dersleri alarak geçirdi. Ders aldığı ustalardan bir tanesi kempo eğitmeni olan ve kendisini Usta Liu Liu Ko ile tanıştıran, Ryoto idi. Liu Liu Ko hakkında çok az bilgiye sahip olmamıza rağmen bir ayakkabı ustası olduğunu, ve Higashionna'nın kendisinin olağanüstü gücünden bahsettiğini biliyoruz.
The Word Alive Grup, 2009 yılının Mart ayında Fearless Records’la anlaşma imzaladı. Telle, durum kesinleştikten sonra şu açıklamayı yaptı: “Sadece ve sadece turneye devam etmeyi umuyoruz. Daha mutlu olamazdık. Başlangıçta şanssızlıklar yaşamış olmamıza rağmen henüz hiçbir konserimizi ertelemedik. Daima olumlu bir bakış açımız oldu ve bunun da bizi daha güçlü bir grup yaptığına inanıyorum.”
Haile Selassie 1947 yılında ağır bir selden etkilenen Britanya için Britanya hükumetine yardım yollamıştır. Ulusal Felaket Fonu başkanı Lord Meork'a yolladığı mektupta, "savaşın yaralarını sarmakla meşgul halkımıza yardım etmekle meşgul olmamıza rağmen, bereketli ve güzel ülkenizin sıra dışı ağır yağmur yüzünde tahrip olduğunu ve yardım talebinizi duyduk. Bu yüzden az miktar para olan 1000 Poundu elçliğimiz aracılıyla sempati ve işbirliğimiz göstermesi bakımından yolluyoruz." demiştir.
Four (One Direction albümü) Ayrıca grup, albümü "en kişisel albümleri" olarak nitelendirmişlerdir. "Turnede ve yollarda olmamıza rağmen, çok sıkı çalışarak Four'u yazdık ve kaydettik." İndirilmeye açılan parça, "Fireproof"'un yazarları arasında grup üyelerinden Liam Payne ve Louis Tomlinson'da bulunmaktadır. 24 saatlik indirme süresinin ardından, "Fireproof" için toplam 1.1 milyon indirme saptanmıştır.
Epiktetos Prohairesis, insanlarını diğer canlılardan ayıran şeydir. kendi değer yargılarımıza göre bir şeyi arzulamamız veya ondan kaçınmamıza, bir şeyi yapmak zorunda hissetmemiz veya hissetmemize, bir konu hakkında hemfikir olmamıza veya ayrı düşmemize neden olan yetidir. Epiktetos sürekli “biz kendi prohairesis'imiziz” der. Diahairesis de prohairesis'imiz tarafından gerçekleştirilen yargıdır ve işte bu bizim elimizde olan ve elimizde olmayanı ayırt etmemizi sağlar. Sonuçta, epiktetos öğrencilerine iyinin ve kötünün yalnızca prohairesisimizde var olduğunu, ve asla dışsal ya da aprohairetik şeylerde var olmadığını öğretti. İşte bu düşünceleri tümüyle kavramış ve gündelik hayatında uygulamayı başarmış iyi bir öğrenci, ulaşmak istediği nihai nokta eudaimonia (mutluluk ya da verimlilik) olan felsefi hayata adım atmaya hazırdır. Bu mantık ve “şeylerin doğası” ile uyum içinde erdemli bir hayat sürmektir.
Beynin yüzde onunun kullanıldığı efsanesi Bir iddiaya göre yüzde on efsanesi büyük ihtimalle 19. yüzyıl sonlarında ya da 20. yüzyılın başlarında yapılan nörolojik araştırmaların yanlış anlaşılmasından ortaya çıkmıştır. Örneğin beynin bazı bölgeleri çok karmaşık olduğundan dolayı hasar aldıklarında hasarın etkisi çok fazla göze çarpmaz bu da o yıllardaki nörologların bu bölgelerin ne işe yaradıklarını düşünmelerine yol açmıştır. Ayıca bu araştırmalarda ilk başta beynin çoğunun çok küçük fonksiyonları olan gliyal hücrelerden oluştuğu keşfedilmiştir. Dr. James W. Kalat, 1930'larda nörologların beyinde birçok sayıda "lokal" nöron bulunduğunu bildiklerini söylemiştir. Bu lokal nöronların fonksiyonlarının yanlış anlaşılması yüzde on efsanesinin ortaya çıkmasına yol açmış olabilir. Efsane bazı insanların herhangi bir zamanda beyinlerinin belli bir yüzdesini kullandığı fikrinin yayılması yüzünden ortaya çıkmış olabilir. Aynı makalede John Henley : "Araştırmalar gün boyunca beynimizin yüzde yüzünü kullandığımızı göstermektedir" demiştir. Beynin büyük bir kısmını keşfetmiş olmamıza rağmen, beyin hücrelerinin birlikte çalışarak nasıl karmaşık hareketler sergiledikleri ve karmaşık hastalıklar oluşturdukları hala bir gizem olarak kalmaktadır.
Beden, Gümüşhacıköy Beden köy Anadolunun diğer köylerinin güzelliği kadar beden de güzeldir tam yaşanacak bir yerdir,lakin Türkiye genelinde hayvancılığın ve tarımın çökertilmesi genç nüfüsu büyük şehirlere göçe zorlamıştır köy bu günlerde emekliler köyü olmuştur.Yıllar öncesine baktığımız zaman özellikle yaylacılığı ile çok ünlüdür.köy insanları gerek büyük şehirlerde,gereksede köyde sivil toplum örgütlenmesini kendilerine bir görev bilmiş geçmişten günümüze gelenk ve göreneklerimizi (ananelerimizi)yaşatma geyreti içersindeler henüz yeni olmamıza rağmen hem köyde hem de Ankara ve istanbulda köy derlerini oluşturmuşlardır.İştanbuldaki derneğimiz Beden köylüler Sosyal Yardımlaşma Derneği adı atlında varlığını sürdürmektedir 2005 yılında kurulmasına rağmen İstanbul gibi büyük bir kentte köylülerimizi ve bizim dışımızdaki komşu ilçelerden köylülerle bir araya gelebilmeyi kendilerine bir görev bilmiş,yine köylülerimizi yoz kültürden uzak tutma,halk kültürünü ise daima geliştirmek için var olan çabayı göstermişlerdir. Derneğiimiz Köyümüüzün çevre düzeninide unutmamış Dünyamız çöl olmasın sloganını rehber edinen dernek yönetimimiz köye 2006 yılı içersinde köydeki yaşayan insanlarımızında katkıları ile 20.bin metre kare alanı ağaçlandırmıştır.Derneğimizin bağlantılı olduğu bire bir desteklediği (www.gumushacikoy.org)adlı internet sitesi ve Amasyalı gazetesi ilede sesini tüm dünyaya duyurma gayreti içersindedir.
Karanlık madde Lityum hem büyük patlama, hem de yıldızlararası bulutlara giren kozmik ışınlarca üretilmiştir. Kozmik ışınlar, yıldızlararası karbon, azot ve oksijen molekülleri ile rastgele çarpıştıklarında nükleer reaksiyon başlatan yüksek enerjili parçacıklardır. Bu ağır atomlar parçalanır ve çevreye lityum çekirdekleri saçılır. Bu sürecin habercisi, yaratılan iki lityum izotopudur. Bunlardan birinin kütlesi 6, normal lityum izotopu olan diğerinin kütlesi ise 7'dir. Popülasyon II'deki en yaşlı yıldızlar, hidrojene göre on milyonda bir oranında lityum bolluğu gösterirler. Bu bolluk, demir gibi diğer elementlerin bolluklarından bağımsız gibi gözüküyor. Dahası, lityumun çoğunluğu 7 kütleli izotoptur. 6 kütleli lityum çok enderdir. Bunun tersine, genç Popülasyon I yıldızlarında 10 kat daha fazla lityum ölçülüyor. Bu genç yıldızlardaki lityumun kozmik ışın kaynaklı olduğuna inanılıyor. En büyük olasılık, lityumun, bu yıldızların içinden doğduğu yıldızlar arası bulutta kozmik ışınlar tarafından üretilmiş olması. Lityumun yaratılışı ve yok oluşu ile ilgili olarak tutarlı bir tablo oluşmuştur. Oldukça güvenli bir biçimde, halo yıldızlarında gördüğümüz lityumun büyük patlama sırasında üretilmiş olduğunu söyleyebiliriz. Büyük bir olasılıkla baryon dışı kökenli karanlık maddenin üstün olduğu sonucunu çıkarabiliyor olmamıza karşın, lityum, döteryum ve helyum bollukları minimum bir miktar baryon kökenli maddenin varlığını gerektirmektedir. Bu miktar, gökadlarda doğrudan ölçülenden çoktur. Buradan da, kritik yoğunluğun yüzde birkaçlık bölümünün baryon kökenli olması gerektiği sonucunu çıkarıyoruz.
İki Dil Bir Bavul Filmin yönetmenleri Özgür Doğan ile Orhan Eskiköy, Ağustos 2003 tarihinde Ankara Üniversitesi'nde bir kısa filmi montaj yaparken, Bingöl'de öğretmenlik yapan bir arkadaşları kendilerine başından geçen bir olayı anlatır: "Köyde sobayı yakmak için çocuklardan gaz istiyor, çocuklar da kerpeten getiriyor. Kürtçede gaz, kerpeten demek". Yönetmenler, olayı dinledikten sonra iletişimsizliğin aslında temel problem olduğuna karar vererek bununla ilgili bir film yapmaya karar verdiler. Çekilecek film hakkında yapılan tartışmalardan sonra ikili, hafızasının güçlü olduğuna inandıkları Özgür Doğan'ın kuzenine başvurdular. Bunu, "Bir gece o anlattı biz yazdık, o anlattı biz yazdık." diyerek belirten Doğan, filmin temel senaryosunun buradan çıktığını ifade etti. Proje ortaya çıktıktan sonra, Doğan ve Eskiköy, filmi çekebilmek için para aramaya başladı. Bu dönemde para bulamadıkları için film için 2007 yılına kadar beklediler. Aradan geçen zamana rağmen para bulamayacaklarını anladıklarında, "kendi ölçeklerinde büyük riskler alarak" filme başlamaya karar verdiler. Film ile ilgili her şey için ceplerinden para harcadılar. Ekonomik kameralarla "İki Dil Bir Bavul"u çekebilecekken bunun yerine pahalı kameralar aldılar ve Özgür Doğan, bunun nedenini "Sinema filmi yapmak istediğimiz için de her şeyin en iyi olmasını istiyorduk." diyerek belirtti. Destek olarak aldıkları paraların miktarının düşük olmasıyla filmin maliyetini karşılayamadılar. Bu dönemde Özgür Doğan, abisinin takılarını da film için kaynak yaptı. Borç para bulduktan sonra Orhan Eskiköy, filmin çekimleri için işinden ayrıldı. İlk başlarda kurumsal destek alamayan yönetmenler, bunun nedenini "filmimizin her şeyinden, başından sonundan, sahnelerinden emin olmamıza karşın kimseye" anlatamadıklarından kaynaklandığını belirttiler. İtalya'da yeni yönetmenleri destekleyen Greenhouse adındaki bir kuruluşun seminerlerine katılmaya başladılar ve buradan birincilikle ayrıldılar. Burada sunum yapmayı, projeyi yazılı hale getirmeyi öğrendiler. Böylece filmlerini anlatabildiler. İlk çekimlerden bazı kareleri de kurgulayınca Sundance'ten, Amsterdam Sinema Fonu'ndan, toplam 45.000 dolar destek aldılar. Türkiye'de ise Altın Koza'da ödül almasından sonra devlet yardımı için başvuruda bulunuldu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı, film için mali destekte bulunmayı kabul etti.