Top 10 similar words or synonyms for magnetizma

fermionik    0.719189

endüvi    0.717553

sargılarının    0.710674

çözülebilirliği    0.710112

optoelectronics    0.701148

ana_gitar    0.700212

gijsbert    0.695067

şiddetlerini    0.693512

organizması    0.688605

eclogues    0.686689

Top 30 analogous words or synonyms for magnetizma

Article Example
Kuantum mekaniğine giriş Fizikteki bir alanın (örneğin manyetizma gibi) uzayda ve bölgede belirli bir etkisi vardır (örneğin magnetizma) varlığı." Alan gibi gösterilen diğer etkileri yerçekimi ve statik elektrik. In 2008, fizikçi Richard Hammond yazmıştır.
İstanbul Teknik Üniversitesi Taşkışla yerleşkesinde, etkileşimli sergilerle çocukları bilime özendirmeyi amaçlayan İstanbul Teknik Üniversitesi Bilim Merkezi de bulunmaktadır. 2007 Kasım'ında açılmış olup; Merkezde optik yanılsama, mekanik, elektrik magnetizma, matematik, DNA, uzay, akışkanlar mekaniği, ses ve titreşim, genel fizik konularına ait birimler bulunmaktadır.
Arkeoloji Toprak altında kalmış çanak çömlek ocakları, pişmiş kilde bulunan magnetik güçten dolayı, duyarlı magnetometrelerle (magnetik güç ölçme aleti) saptanabilir. Bir zamanlar canlıların yaşamış olduğu ve organik maddelerin bulunduğu yerlerde de, çevrelerine göre daha çok magnetizma vardır. Arkeologlar magnetometreyle çanak çömlek ya da çini gibi eşyaların bulunduğu ve insanların yaşadığı yerleri kolayca saptayabilirler.
Gauss yüzeyi Gauss yüzeyi, üç boyutlu uzayda içinden bir vektör alanın akısı geçen kapalı bir yüzeydir; genellikle elektrik alanı, yerçekim alanı ve manyetik alanı bulmak için kullanılır. rastgele seçilmiş bu kapalı yüzey "S" = ∂"V" ( üç boyutta sınırlandırılan "V" alanı) Gauss yasasıyla ilişkili alan (Gauss yasası, magnetizma için Gauss yasası, ya da yerçekimi için Gauss yasası) için conjuction olarak bir yüzey integrali sergilenerek kullanılır. Elektrostatik alanın kaynağı olarak elektrik yükünün miktarı ya da yerçekimi alanını kaynağı olarak yerçekimi ağırlığını kapalı alanda hesaplamak için kullanılır.
Hans Christian Ørsted 1819’da, bir derste Volta piliyle deney yaparken elektrik devresinin açılma ve kapanması ile yakında bulunan pusulanın iğnesinin saptığını görerek araştırmasını bu yönde geliştirince, bir mıknatısın yanındaki telin içinden akım geçirildiğinde mıknatısın teli hareket ettirdiğini gözlemiş. Böylece elektrik ile magnetizma arasındaki ilişki kanıtlanmıştır. Bir telin içinden akım geçirildiğinde elektrik akımının telin çevresinde bir manyetik alan oluşturduğu anlaşıldı. Oersted'in yaptığı deneylerin sonuçlarının 1820 yılında yayınlanması, bilim dünyasında büyük yankılar yarattı.
Kıta Kayması Teorisi Atlas okyanusunun iki yakasındaki kıta sahanlıklarının son derece uyumlu olmasının yanı sıra kıtaların kayması kuramının savunucuları, karşılıklı kenarların birbirlerine uygunluğundan başka bu görüşlerini destekleyen son derece etkili jeolojik kanıtlar toplamışlardır. Geç Paleozoyik (Birinci) Zaman (y. 395-225 milyon yıl önce) sırasında Antarktika, Güney Amerika'nın güneyi, Güney Afrika, Hindistan ve Avustralya'da benzer geniş ölçekli buzullaşmaların olduğu belirlenmiştir. Bu olgu, bu kıtaların o dönemde Güney Kutup Bölgesi'nin çevresinde birleşik halde bulunuyor olmalarıyla açıklanabilir. Öte yandan Atlas Okyanusu'nun her iki yakası, kayaç yapısı ve jeolojik yapı açısından büyük benzerlikler vardır. Örneğin Brezilya kıyıları boyunca uzanan yaşlı kayaç kuşağı, Afrika'nın batı kıyılarındaki kuşakla uyum içindedir. Ayrıca Güney Amerika ile Afrika'nın Atlas Okyanusu kıyıları boyunca uzanan en eski deniz çökelleri Jura yaşlı olup bu durum, bu dönemde iki kıtayı ayıran okyanusun bulunmadığına işaret eder. 1950'lerde İngiliz jeofizikçiler Stanley Keith Runcorn ve P. M. S. Blackett ile başka bilim adamlarının çalışmaları sonucunda Yer'in magnetik alanının jeolojik geçmişteki yapısına ilişkin olarak elde edilen bulgular, kıtaların kayması kuramına yönelik ilgiyi artırdı. Magnetit gibi ferromagnetik mineraller, kor kayaçların bileşeni olarak kristalleşirken kalıcı bir mıknatıslanmaya uğrar. Bu mıknatıslanmanın yönü, Yer'in magnetik alanının o dönemdeki ve yerdeki yönüyle aynıdır. Daha sonraları ufalanma yoluyla ana kayaçtan dökülen mıknatıslanmış mineral parçaları tortul çökeller halinde birikirken bu kez o dönemdeki magnetik alanın doğrultusunda yeniden yönlenirler. Yeryüzünün değişik bölgelerinden seçilen farklı yaşlardaki kayaçlar üzerinde yapılan artık magnetizma incelemeleri, magnetik kutupların farklı dönemlerde farklı yerlerde bulunduğunu göstermiştir.