Top 10 similar words or synonyms for lipitleri

trigliseritleri    0.851578

enzimlerle    0.850045

nikotinik    0.848543

muköz    0.844349

muskarinik    0.842223

hormonlardır    0.841542

mitokondriler    0.841218

prostaglandin    0.840736

koful    0.837525

sentrozom    0.834154

Top 30 analogous words or synonyms for lipitleri

Article Example
Fosfatidilkolin Sindirim sistemindeki lipitleri çözmeye yarayan safra tuzları dalaktan salgılandıklarında, beraberlerinde salgılanan fosfatidilkolin tarafından emulsiyonlaştırırlar, böylece epitel doku safra tuzunun etkisinden korunur.
Fosfatidilkolin Fosfatidilkolin ve deterjan içeren karışımların deri altına enjeksiyonu lokal yağ birikimlerinin (lipomaların) eritilmesi için kullanılmaktadır. Bu işlem sonucu, deterjan yağ hücrelerini parçalamakta, fosfatidilkolin ise lipitleri karaciğere taşımaktadır.
Safra asidi Safra asitleri memeli hayvanların safrasında bulunan steroit asitlerdir. Karaciğerde kolesterolun oksidasyonu sonucu oluşurlar, safra kesesinde depolanıp ince bağırsağa salgılanırlar. Surfaktan olarak etki ederler, lipitleri çözüp onların emilmesi ve sindirimine yardım ederler.
Yağ Organik yağlar bitkiler ve hayvanlar dahil çeşitli canlı ve organizmaların çeşitli organik süreçlerden geçirilmeleri sonucu elde edilir. Kimyasal açıdan yağ sözcüğü muğlak bir kavramdır. Bilimsel açıdan daha doğru olan sözcük lipit sözcüğüdür. Yağ, mum, kolesterol, steroid, yakıt gibi birçok madde bilimsel açıdan lipit sayılırlar. Lipitleri diğer maddelerden ayıran en önemli unsur suyla karışmamaları ve diğer lipitlerle kolayca karışmalarıdır. Lipitler yüksek oranda hidrojen ve karbon içerdikleri halde diğer organik maddelere göre çok daha az oranda oksijen içerirler.
Lipoproteinler Kan plazmasındaki lipoproteinler, suda çözünürlüğü düşük olan lipid moleküllerini kan dolaşım sistemi aracılığıyla vücut içinde taşırlar. Taşıyıcı özelliklerinin yanı sıra, lipit metabolizmasında yer alan çeşitli enzimlerin, taşınan lipitleri birbirine dönüştürdüğü kimyasal reaksiyon platformları olarak da işlev görürler. Apolipoproteinlerin yapısal veya katalitik işlevleri olabilir. Bir lipoprotinin üzerindeki apolipoproteinlerin birbirleriyle, başka kan proteinleriyle ve hücre membranlarında bulunan reseptörlerle etkileşimi, belli bir lipit türünün bu lipoproteine eklenmesini ve ondan çıkartılmasını belirler.
Anammox Anammox olayını gerçekleştiren bakteriler Planctomycetes filumuna aittir. Günümüzde anammox bakterilerin 4 tane sınıfı tanımlanmıştır: Brocadia, Kuenenia, Anammoxoglobus, Jettenia (hepsi tatlı su türü), ve Scalindua (deniz türleri). Anammox bakterileri birkaç önemli özellikle karakterize edilirler: anammox katabolizmasının başlıca gerçekleştiği tek katlı zarla çevrilmiş sitoplazma içinde kalan bir yapı olan anammoxozom ve zarlarında canlılarda çok nadir görülen laderane lipitleri. Bu lipidleri bulundurmalarının nedeni ise birçok organizmaya zararlı olan ve yüksek enerjili roketlerde kullanılan hidrazin maddesinin bu bakterilerde bir ara ürün olarak bulunmasıdır. Diğer bir özellikleri de çok yavaş büyüme oranlarına sahip olmalarıdır. Her ne kadar daha çok 20-43 °C arasında bölünseler de 60-85 °C arasında extrem sıcaklıklarda da yaşadıkları görülmüştür.
Gram boyama Alkol, Gram-pozitif hücre duvarının su kaybedip büzüşmesine neden olur bu yüzden boya tanecikleri moleküllerin arasına sıkışır. Gram-negatif bakterilerdeki ince olan peptidoglikan katman boya parçalarını tutamaz; alkol dış zardaki lipitleri çözünce boya dağılır, hücrenin rengi açılır. Renk açılması adımı önemlidir ve belli bir yetenek gerektirir çünkü Gram-pozitif olma kesin bir sonuç vermeyebilir. Renk açılmasının ardından birinciden farklı ikinci bir boya (safranin or fuchsin) uygulanır, bu boya rengi açılmış hücreleri boyayarak onların görünmelerini sağlar. Gram pozitifler birinci boyayla mora boyandıkları için ikinci boya onların rengini etkilemez, ama Gram negatif olanlar pembe-kırmızı olurlar.
Şilomikron Şilomikronlar bağırsak mukoza hücrelerinde üretilir ve besinsel yağ, kolesterol ve kolesterol esterlerini periferik dokulara taşırlar. Lenf ve kanda dolaşırken şilomikronlar taşıdıkları lipitleri yüksek yoğunluklu lipoproteinlerdekilerle (HDL) değişirler. HDL apolipoprotein C-II (apoC2) ve apolipoprotein E (apoE)'yi yeni salgılanmış şilomikronlara aktarır. ApoC2, lipoprotein lipaz (LPL) nin kofaktörüdür, onun sayesinde trigliseritler parçalanabilir. Trigliseritler dokulara dağıtıldıktan sonra şilomikronlardaki apoC2 tekrar HDL'ye geçer, ama apoE kalır. Bu lipoproteinlere "artık şilomikron" denir. ApoB48 ve apoE proteinleri sayesinde şilomikron artıklarının karaciğerde tutulup orada parçalanırlar. Böylece şilomikronların taşıdığı kolesterol de karaciğere teslim edilmiş olur.
Protein "İn vitro" analizler yapabilmek için bir proteinin diğer hücre bileşkelerinden saflaştırılması gerekir. Bu süreç genelde önce hücrenin parçalanmasıyla (sitoliz ile) başlar; hücre zarı bozulur ve hücrenin içeriği ham lizat ("crude lysate") olarak adlandırılan bir sıvı halinde salınır. Bu karışım ultrasantrifigasyon ile hücrenin farklı kısımlarından oluşmuş bölümlere ayrılır; çözünür proteinler, membran lipitleri ve proteinler, hücre organelleri ve nükleik asitler bu şekilde birbirlerinden ayrılırlar. Tuzla çökeltme ("salting out") yöntemi ile lizattaki proteinlerin konsantrasyonu artırılabilir. Bunun ardından, arzu edilen proteini saflaştırmak için onun büyüklüğü, elektrik yükü ve bağlanma afinitesi gibi özelliklerine dayanarak çeşitli kromatografi teknikleri kullanılır. Saflaştırmanın derecesini takip etmek için jel elektroforezi (eğer proteinin büyüklüğü biliniyorsa), spektroskopi (eğer proteinin ayırdedici spektroskopik özellikleri varsa) veya enzim ölçmeleri ile (eğer proteinin enzim etkinliği varsa) kullanılır.