Top 10 similar words or synonyms for kalabalıkta

babaannem    0.632067

elliler    0.628300

prosopagnosia    0.615680

birlerine    0.606865

üçkâğıtçılar    0.603647

riyakar    0.597790

öldürdüğünde    0.596492

anlığına    0.594191

dilaşup    0.590300

kızartıcı    0.589742

Top 30 analogous words or synonyms for kalabalıkta

Article Example
Oklofobi Oklofobi, enoklofobi ve demofobi, sosyal fobisi veya sosyal bozukluğu olan kişiler için kullanılan bir terimdir. Bu tür kişilerin kalabalık korkusu vardır. Ağır vakıalarda, acı çeken kişinin vücudunun paralize olması ve kişinin bu durumu engellemek için ortamdan kaçması ile sonuçlanır. Yine ağır vakıalarda, öfke nöbetleri, ağlamalar, aşırı terleme, üşüme, aşırı utanma veya kekeleme görülür. Bu kişiler genellikle "kalabalık altında ezilme", "kalabalık arasındaki insanlardan ölümcül hastalık kapma", "kalabalıkta kaybolma" veya kişinin "kalabalıkta kendini önemsiz/yetersiz hissetme"si gibi çeşitlenmiş korkulara sahiptir.
Love Parade Faciası Festival alanı aşırı kalabalıklaştığından tünele giriş esnasında nedeni bilinmeyen bir panik yaşanmış ve bunun üzerine 14 kişi ezilirek hayatını kaybetmiştir. Daha sonra 2 kişinin daha kalabalıkta ezilerek öldüğü açıklanmıştır.
2012 İstanbul Hocalı Katliamını Anma Töreni Kalabalıkta bulunan bazı gruplar Ermeni karşıtı sloganlar ve şiddet içerikli tehditler içeren sloganlar attı. Kalabalık içinde bulunan Ogün Samast ise, Ermeni gazeteci Hrant Dink'in mahkum katili Yasin Hayal'i destekleyici konuşmalar yaptı. 
Tenten'in Maceraları Dedektifler yurt dışında olmadıkları zamanlarda genellikle melon şapkalı ve bastonludurlar; görevleri sırasında yerel nüfusa karışabilmek için ülkenin milli kıyafetini giymekte ısrar ederler, fakat genellikle onların kalabalıkta göze batmalarını sağlayan saçma folklor giysileri bulurlar. Dupont ve Dupond başta sadece yan karakterdiler, fakat daha sonra önemli hale geldiler. Eski albümlerin yeniden çizimlerinde, özellikle "Kara Ada"'da, dedektifler artık geleneksel olan karakterlerini kazanmışlardır.
Vladimir Korolenko Korelenko'nun Rusya'da bir hümanizmin tedarikçisi olarak rol aldığını iddia eden Aykhenvald, öyküleri, boşlukta, 'kalabalıkta', kayıp olmak olarak görür. "Hiçbir kozmos yok, hava yok, aslında birçok ve çok insan dışında neredeyse hiçbir şey yok; hepsi de dünyevi problemlerinden endişe ediyorlar, tamamen büyük Evren ile olan gizemli birlik kavramına yabancı" diye açıklayan eleştirmen, Korolenko'nun edebi dünyası, "'ufukların dar ve iyi özetlendiği' ve her şeyin 'muğlak ve basit çizgilerle tasvir edildiği' sınırlı kuvarslar" olarak gördü.
İngiltere'de kadın futbolu Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra kadınların uluslararası bir turnuva fikri ortaya çıktı. 1920 yılında Alfred Frankland, bir Fransız spor idaresi organı tarafından İngiltere'deki Preston, Stockport, Manchester ve Londra'da Dick, Kerr's Ladies ile oynamak üzere planlanan bir turnuva için kadın takımı kurdu. On binlerce kalabalıkta kadınlar arasında ilk kez uluslararası maçlar oynandı. İngiliz takımları iki galibiyet alırken, Fransız takımları bir galibiyet aldı. Bir maç da berabere sonuçlandı. Dick, Kerr's takımı kazandığı ünle Fransa'ya davet edildi. Fransa'da yenilmeyen takım, sokakları kapsayan tezahüratlar aldı ve erkek takımları kadar destek alarak evine döndü.
Peterloo Katliamı Şehirdeki mülki amirlerden William Hulton, meydana bakan bir evden olayları izlerken Hunt’ın alana geldiğinde kalabalıkta meydana gelen çoşkuyu görünce korkuya kapılarak derhal harekete geçme emri verir. O anda Henry Hunt, Joseph Johnson, John Knight ve James Moorhouse için yakalama emri çıkartır. Emri alan Emniyet Müdürü Jonathan Andrews, emrin yerine getirilebilmesi için ordudan yardıma ihtiyaç duyduğunu belirtir. Bunun üzerine Hulton, iki ayrı mektup yazar. Manchester ve Salford Hafif Süvari Alayları komutanı Binbaşı Thomas Trafford ve Manchester Garnizon komutanı yardımcısı Yarbay Guy L'Estrange’ye doğrudan Mount Caddesi No.6’da bulunan mülki amirlerin yanına gelmelerini ve bölgede iktidarın tehlikede olduğunu, huzurun sağlanması için derhal müdahale edilmesi gerektiğini içeren emri gönderir.
İki Kişilik İstasyon Platon Ryabinin Moskovalı bir konser piyanistidir ve Sovyetler Birliği'nin en uzak köşelerinden biri olan Kazakistan'a doğru yol alan Moskova-Alma-Ata treniyle Griboedov kentinde oturan yaşlı babasını ziyaret edecektir. Tren Zastupinsk kentinde mola verince, diğer yolcularla beraber yemek için istasyon lokantasına gelir. Kibar bir adam olan Platon garsonlardan özel bir diyet yemeği ister, ancak kalabalıkta sesini duyuramaz. Yemekler masalara önceden servis edilmiş olduğu için garsonlardan biri olan Vera (Lyudmila Gurchenko) ondan yemeğin parasını ister. Platon ise yemediği yemeğin parasını ödemeyeceğini, bunun bir prensip meselesi olduğunu söyler. Anlaşmazlık büyüyünce polis çağrılır, ancak inatlaşma sürerken Platon trenini kaçırır. İkinci bir tren ancak ertesi gün geçecektir. Beklemekten başka çaresi yoktur.
3 Mayıs 1808 İki resim arasında büyük kompozisyon farkları vardır. Örneğin ilk tabloda ufuk çizgisi yüksekteyken ikincisinde daha alçaktadır. Ayrıca, ressamın ilk tabloda çizdiği kalabalıkta bireyler belirsizdi. Sıkışık ve karışık bir düzenleme vardı. Hareketin ve savaşın varlığı fark ediliyordu. Öte yandan, Goya, "3 Mayıs 1808"de iki karşıt grup olduğunu açıkça gösterdi ve her bireyi ayırt edilebilecek şekilde çizdi. İspanyollar ve Fransızlar arasındaki ilişki de iki tabloda birbirine zıddı. "2 Mayıs"ta güçlü olan taraf İspanyollar iken "3 Mayıs"ta, diğer tabloda kurban olarak betimlenmiş Fransızlar intikam alan infazcılara dönüştüler.
Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Yahudilerin tarihi 1821 Yunan İsyanı arifesinde donanmanın kuvvetlendirilmesi için bahriyeli sayısını artırma kararı alan hükûmet, İstanbul Yahudi Cemaati'ne başvurarak Hasköy ve Balat'tan da orduya katılacak 30'ar Yahudi istedi. Fener Ortodoks Patriği Gregoryos'un ayaklanmayla ilgisi olduğu anlaşılınca Patrikhane kapısına astırıldı. Galante'nin anlattığına göre, infazda yer alan Sadrazam Benderli Ali Paşa, kalabalıkta Yahudiler görünce "işte sizin ve bizim düşmanımız asıldı" deyip cesedin denize atılmasını emretti. Mutal, Biçaçi ve Levi ismindeki üç Yahudi Sadrazam'ın isteğini yerine getirince, bundan gücenen Mora Rumları, öç almak için birçok Yahudi cemaatine zarar verdi.