Top 10 similar words or synonyms for elektroforetik

kromatografi    0.684269

kromatografisi    0.683419

kromatografik    0.675395

flüoresans    0.672686

kinetiği    0.670965

regulator    0.657601

inhibisyonun    0.654462

nmr    0.653275

νμ    0.651520

volumetrik    0.650384

Top 30 analogous words or synonyms for elektroforetik

Article Example
Elektroforez Çözelti içerisindeki iyonlara potansiyel farktan dolayı bir elektriksel alan kuvveti F=q"E" ve hareketten dolayı oluşan bir sürtünme kuvveti F=6*π*U*r*ν etki eder. Burada q elektrik yükü, "E" elektrik alan, U=μ*"E" parçacığın elektroforetik hızı, r parçacığın yarıçapı ve ν kinematik viskozitedir.Denge oluştuğu zaman (F=F ) elektroforetik mobilite için aşağıdaki formül yazılır:
Karbonik anhidraz Karbonik anhidraz izoenzimlerinin biyolojik numunelerden izole edilmesinde, saflaştırılmasında ve karakterizasyonunda birçok kromatografik ve elektroforetik yöntem uygulanmıştır. Karbonik anhidrazın farklı izoformlarının farklı canlılardan ve dokulardan kromatografik ayrılmasında, uygulanan yöntemde farklılık arz etmektedir.
Elektroforez Elektroforez, dış bir elektrik alanın etkisi ile yüklü bir parçacığın çözelti içerisinde yönlendirilmesidir. Bu yöntemde uygulanan potansiyel farktan dolayı oluşan elektrik alan etkisi ile kılcal kanalda bir iyon akışı meydana gelir. Etki eden elektriksel kuvvetlerden oluşan birbirinden farklı yüklü parçacıklara ait hareket farkı ile parçacıklar ayırt edilebilir. Yüklü bir parçacık veya iyona ait elektroforetik hız, U , aşağıdaki şekilde yazılır:
Hayati Çamaş Prof. Dr. Hayati Çamaş’ın 58 bilimsel makalesi, 3 kitabı ve 7 ulusal ve uluslararası bildirisi bulunmaktadır. Gerek araştırıcı ve gerekse yürütücü olarak 8 adet ulusal ve uluslararası projede görev almıştır. Yurtdışında çeşitli teorik ve pratik kurslara katılarak kolorimetrik, spektrofotometrik, kromatografik, elektroforetik ve atomik absorpsiyon spektrofotometrik teknikler üzerinde çalışmış ve bu tekniklerin birçoğunu Türkiye laboratuvarlarında uygulamıştır.
Jel elektroforezi Elektroforetik analiz elektriksel bir alanda, ortamda çözünmüş moleküllerin elektrik yüklerine göre göç etmeleri prensibine dayanır. Bu göç hızı molekülün büyüklüğüne, yapısına, ortamın yoğunluğuna, iyonik kuvvete ve uygulanan akıma bağlı olarak değişmektedir. Kullanılan molekülün jel üzerindeki yerini belirlemek için ortamda UV ışığı altında floresan etki gösteren etidyum bromürün (EB) veya benzeri bir ışıyıcı maddenin bulunması gerekmektedir.
Dot blot Bu yöntemde, genom segmenteleri hibridizasyon öncesi moleküler ağırlıkları ya da büyüklüklüklerine göre elektroforetik ayrıştırmaya tabi tutulmazlar. DNA ya da RNA izole edilir, konsantre edilip denatüre edilir. Bu aşamadan sonra süspansiyon naylon filtreye emdirilir ve ısıtılarak tespit edilir. Sonra uygun işaretli prob ile hibridize edilerek otoradyografide değerlendirilir. Dot blot teknolojisinin radyoaktif prob kullanılmadığı zaman çok daha hızlı ve elverişli şartlarda uygulanabildiği bilinmektedir.
Protein saflaştırması Bu yöntem analitik amaçla kullanıldığında, bir jel içinde ayrıştırılan proteinlerın yerleri, Kumasi boyası ve Gümüş boyaması ile tespit edilir. Preparatif yöntemlerde elektroforetik jelin içinden proteinin izole edilmesi gerekir. Proteinin bulunduğu jel bölgesi kesilip çıkarılabilir veya protein jelin ucundan dışarı akarken doğrudan toplanabilir.
Karbonik anhidraz İzole edilen karbonik anhidraz izoenzimlerin tanınmasında ve saflığının kontrolünde elektroforetik yöntemler uygulanmaktadır. Çalışmanın amacına uygun olarak sodyum dodesil sülfat poliakrilamid jel elektroforezi (SDS-PAGE) ve normal (SDS’siz) PAGE en çok tercih edilen yöntemlerdir. SDS-PAGE’de enzim denatüre olduğu için enzimin doğal formda olması gerektiği çalışmalarda tercih edilmez. SDS-PAGE indirgeyen ve indirgemeyen tarzda iki şekilde uygulanabilmektedir. Bu da indirgenmenin olmasının istenmediği durumlarda önemli bir özelliktir.
Arne Tiselius Tiselius 1902 yılında Stokholm'de doğdu. Babasının ölümünden sonra, ailesi Göteborga taşındı. 1921 yılında burada yerel "Realgymnasium"'dan mezun oldu. Daha sonra Uppsala Üniversitesi'nde okudu ve kimya dalında uzmanlaştı. 1925 yılında Theodor Svedberg'in laboratuvarında araştırma asistanı oldu ve burada 1930 yılında proteinlerin elektroforezdeki hareket metodu çalışmaları sayesinde doktora derecesi aldı. Bundan sonra 1935'de zeolitlerin doğal baz-alışverişinin difüzyon ve adsorpsiyonu üzerinde bir dizi çalışma yayınlanmıştır ve bu çalışmalarına Rockefeller Vakfı Bursu ile gittiği Princeton Üniversitesi Hugh Stott Taylor laboratuvarında devam etti. Uppsala'ya döndükten sonra ilgisini proteinler ve biyokimyasal sorunların fiziksel yöntemleri uygulamaları üzerine yoğunlaştırdı. Bu çalışmalar ona daha sonraki yıllarda elektroforetik analiz yöntemlerini çok daha geliştirmesini sağlamıştır.
Protein birincil yapısı Bu şüpheler yüzünden alternatif hipotezler öne sürüldü. Kolloidal protein hipotezi proteinlerin daha küçük proteinlerden oluşan kolloid birleşimler olduğuydu. 1920'lerde Theodor Svedberg tarafından yapılan ultrasantrifügasyon ölçümleri proteinlerin kesin ve tekrarlanabilir bir molekül ağırlığına sahip olduğunu, ardından Arne Tiselius'un elektroforetik ölçümleri proteinlerin tekil moleküller olduğunu gösterince, bu hipotez çürütüldü. İkinci bir hipotez, Dorothy Wrinch tarafından öne sürülen siklol hipotezi idi. Bu hipoteze göre, doğrusal polipeptit, kimyasal bir siklol yeniden düzenlemesine (C=O + HN formula_8 C(OH)-N ) uğramakta ve omurga amit grupları çapraz bağlanmaktaydı, böylece iki boyutlu bir "doku" meydana gelmekteydi. Proteinler için başka birinci yapılar da önerildi, örneğin, Emil Abderhalden'in diketopiperazin modeli ve Troensegaard'ın 1942'deki pirol/piperidin modeli. Nihayet, Frederick Sanger'in insülin'in dizisini çözmesi; ve Max Perutz ve John Kendrew'ün miyoglobin ve hemoglobin'in kristalografik yapısını çözmesi ile, öne sürülen alternatif modellerin hepsi çürütülmüş oldu.