Top 10 similar words or synonyms for baruh

alfandari    0.769992

yuda    0.761964

djiadjak    0.748944

לו    0.748834

courtenaylı    0.746616

yokevet    0.744590

raghavan    0.741663

yegeni    0.741349

allik    0.740370

sedley    0.739260

Top 30 analogous words or synonyms for baruh

Article Example
Lorans Tanatar Baruh 1997'den itibaren, Prof. Dr. Edhem Eldem'in asistanı olarak, Tarih Vakfı'nın Osmanlı Bankası Tarihi Projeleri'nde çalışmaya başladı. Temel olarak arşivlerin düzenlenmesinde ve iki serginin çalışmalarında görev almıştır : 1997'de "Tarihten İzler, Osmanlı Bankası Arşivleri" sergisinin düzenlenmesinde ve dokümantasyonun sağlanmasında görev almıştır. 1998'de Osmanlı'dan günümüze kâğıt paranın hikâyesini konu alan "Nakden Tarih" sergisinin yapım kurulunda yer aldı. 1998 Eylülü'nden bu yana Osmanlı Bankası Tarihi Araştırma Merkezi'nde bilimsel yönetici olarak görev yapmaktadır.
Lorans Tanatar Baruh Lorans Tanatar Baruh (d. 1967, İstanbul), Türk yazar, tarihçi ve akademisyendir.
Lorans Tanatar Baruh Yahudi asıllı olan Baruh, 1967'de İstanbul'da doğdu. 1990'da Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü'nü; 1993'te aynı üniversitede Tarih yüksek lisansını, 2009'da da doktorasını tamamladı.
Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Yahudilerin tarihi I. Mahmud'un Sarrafbaşısı Yuda Baruh isimli bir Yahudiydi. Madrid başpsikoposunun ikna etmesiyle Avusturya İmparatoriçesi Maria Theresia, Osmanlı Yahudilerini ülkesinden kovmaya karar verdi. Durumdan haberdar olan Yuda Baruh, I. Mahmud'u bilgilendirince, Padişah bir elçi göndererek İmparatoriçe'nin fikrini değiştirmesini sağladı.
1066 Granada katliamı Babası Samuel'in ölümünden sonra onun yerine geçip vezir, haham ve yeşiva direktörü oldu. Öğrencileri arasında Rabbi İshak bin Baruh bin Albalya ve Rabbi İshak bin Gayyat bulunur.
Yeremya kitabı Jewish Encyclopedia (Yahudi Ansiklopedisi)'ya göre, LXX'in MT'ye oranla daha kısa ve daha eski olması, kitabın İbranice versiyonu tamamlanmadan Yunanca'ya tercüme edilmesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca LXX'de Baruh kitabı ve Yeremya'nın mektubu da bulunmaktadır. Jerome'nin "Prologue to Jeremiah" eserinde bu iki yazının İbranice'de bulunmaması sebebiyle çıkarıldığını aktarmaktadır. Fakat "Canon of Trent" "Ieremias cum Baruch" (Yeremya ve Baruh)'u Yeremya'nın mektubu olduğu gerekçesiyle Latince tercüme olan Vulgate'ye eklendiğini belirtir.
İzak Maçoro Hazan İzak Maçoro’nun başlıca ve en ünlü Neve Şalom Sinagogu'nun hizmete girdiği 1950 yılında tek hazan adayı olarak göreve başladı. Neve Sinagogu'nun açılış töreninde Hazan İzak Maçoro'nun "Baruh Aba" duası ile başlandı.
Abraham Behor Kamondo Abraham Behor Kamondo, 1847 yılında Regina Baruh (1822-1905) ile evlendi ve iki çocuk sahibi oldu: 1848 kızları Clarisse de Camondo doğdu ve 1851 yılında ise oğulları Isaac de Camondo doğdu.
Purim Purim günündeki şölen ziyafetine "Se`udat Purim" denir. Şarap içilmesinin öncelikli sebebi şölenin keyifli doğasından kaynaklanır. Ayrıca Yahudilerin kurtuluşu şarap yoluyla gerçekleşmiştir. Talmud bilgeleri, kişinin "arur Haman" ("Lanetlenmiş Haman") ile "baruh Mordehay" ("Kutsanmış Mordehay") deyişleri arasındaki farkı ayırt edemeyene kadar içilmesi gerektiğini belirtir. Ardından alkol tüketimi ilk otoriteler tarafından nizam edildi; kimileri kişi kendinden geçene kadar içmesi gerektiğini savunurken kimileri kişiyi yorup uykusunu getirene kadar yani normalden sadece biraz fazla içilmesi gerektiğini belirtir çünkü kişi uykuya dalınca "arur Haman" ile "baruh Mordehay" arasındaki farkı ayırt edemez. "Magen Avraham" gibi bazı otoriteler ise, bu iki deyişin sayısal değeri hesaplanamayana kadar içilmesini savunur.
Sıdkiya Sıdkiya, MÖ 597'de Nebukadnezar tarafından yirmi bir yaşında Yehuda Krallığı'nın tahtına geçirildi. Krallık bu dönemde Nebukadnezar'a haraç ödüyordu. Yeremya, Baruh ben Neriya, aile fertleri ve danışmanlarının uyarılarına ve Yehoyakim örneğine rağmen Babil'e karşı ayaklandı ve Mısır Firavunu Hofra ile ittifak oluşturdu. Nebukadnezar buna cevap olarak Yehuda'yı işgal etti. Nebukadnezar MÖ 589'da Kudüs'ü kuşatmaya başladı. Otuz ay süren kuşatmada "kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu".