Top 10 similar words or synonyms for amerikalıydı

annetta    0.715435

alkoliktir    0.704123

kelmeckis    0.703846

jiquel    0.700295

lanoe    0.691747

mortenson    0.689317

lovibond    0.683405

sempad    0.681755

elvia    0.681527

trilby    0.680454

Top 30 analogous words or synonyms for amerikalıydı

Article Example
Gia Carangi Babası İtalyan, annesi Galler-İrlanda kökenli olmak üzere Amerikalıydı. Carangi her ne kadar ilk süper model olarak kabul edilse de bu unvan başkaları için de kullanılmıştır: Janice Dickinson, Dorian Leigh ve Cindy Crawford.
Kore Savaşı Birleşmiş Milletler'in Güney Kore'ye birlikler yollamasıyla (bu birliklerde kara kuvvetlerinin %50'si, hava kuvvetlerinin %93'ü ve deniz kuvvetlerinin %86'sı Amerikalıydı) Kuzey Kore yenilmeye ve geri çekilmeye başladı. Kuzey Kore'yi 38. paralelin kuzeyine iten BM kuvvetleri, eski sınırlarda durmadı ve iki Kore'yi birleştirme amacıyla Kuzey'i işgale başlayıp Çin sınırına kadar yaklaştı.
Michael De Luca De Luca Brooklyn, New York'ta doğdu ve büyüdü. Annesi bir Alman Yahudi bir göçmendi, katolik babası da İtalyan asıllı Amerikalıydı ve ConEdison'da çalışmaktaydı. De Luca, 1986'da şov dünyasında kariyer yapmaya başladı. Başlangıçta bir öykü editörü olarak çalışmaya başladı, akıl hocası Robert Shaye sayesinde de hızla yükseldi. De Luca, 1995 yılında New York Üniversitesi Tisch Sanat Okulu'ndan mezun oldu.
Merzifon Amerikan Koleji 1886 yılında, daha çok genç insanın genel eğitim istemesi üzerine, ilahiyat okulu eğitimini dört yıllık laik kolej eğitimini de kapsayacak şekilde genişletti. Okul, Anadolu Koleji ismini aldı ve 1912 yılına kadar görevde kalacak Charles Tracy ilk yöneticisi oldu. Çoğunlukla Ermeni ve Rum olan ve büyük kısmı Merzifon dışından gelmiş 100'ün üzerinde öğrenci okulda kalıyordu. Öğretmen kadrosu, Rum, Ermeni ve Amerikalıydı.
Edward James Olmos Los Angeles, California'da dünyaya gelen Olmos, Elenaor (kızlık soyadı Huizar) ve Pedro Olmos'un oğluydu. Babası Pedro bir kaynakçıydı. Babası bir Meksika göçmeni ve annesi Meksika asıllı Amerikalıydı. Büyüdüğünde profesyonel bir beyzbol oyuncusu olmak istiyordu. 1964 yılında Montebello Lisesi'nden mezun oldu. East Los Angeles College ve California State University, Los Angeles'ta derslere katıldı.
Libya İskoç mahkemelerinde yargılanan şüphelilerden Lamin Khalifah Fhimah beraat etti. Libya gizli servisi üyesi olan Abdelbaset Ali al-Megrahi ise 2001 yılında ömür boyu hapse mahkûm edildi ve cezasını İskoçya'da çekmeye başladı. Yükümlü olduğu esnada prostat kanseri olan Megrahi 20 Ağustos 2009 tarihinde üç aylık ömrü kaldığı gerekçesiyle İskoç hükümeti tarafından serbest bırakıldı. Olayda ölen yolcuların 189'u Amerikalıydı. Serbest bırakma kararı ABD başkanı Barack Obama tarafından "hata" olarak nitelendirildi. Megrahi 20 Mayıs 2012'de prostat kanserinden öldü. Dönemin Birleşik Krallık başbakanı Gordon Brown serbest bırakma kararının (özerk) İskoçya parlamentosuna ait olduğunu, Birleşik Krallık hükümetinin kararı olmadığını açıklamıştı ancak daha sonradan basına sızan Wikileaks belgelerinde Birleşik Krallık hükümetinin Libya ile ekonomik anlaşmalarının sürekliliğini sağlayabilmek için Libya'nın isteğine boyun eğerek Megrahi'nin serbest bırakılmasını teşvik ettiği ortaya çıktı.
Beyond the Law William Patrick Steaner (Charlie Sheen) 24 Haziran 1966 yılında Manhattan'da doğdu. Annesi bir kızılderiliydi. William amcasının yanında büyüdü ancak tam bir işkence görüyordu. Amcası kızkardeşinden yani Patrick Steaner'in annesinden nefret ediyordu çünkü amcası ırkçı bir Amerikalıydı. Amcası Patrick'i sürekli bir odaya kapatır ve oraya geldiğinde onu döverdi. Bir gün William polis olan amcasısının silahını aldı ve onun kalbine tam 6 kurşun sıktı. Amcasının kendisine verdiği işkenceleri yaşı ilerledikçe rüyalarında gören Steaner artık yetişkin olduğunda ismini Dan Saxon olarak değiştirmiştir. Ancak amcası bir polis olan Saxon yine de ilginç bir şekilde kendisi de polis mesleğini seçmiştir. Dan Saxon bir gün sabah yine aynı rüyayı gördükten sonra işe gelir ve bir kızılderiliyle konuşur. Saxon şimdilerde bir uyuşturucu işi yapan bir motosiklet çetesini çökertmeye çalışırken kızılderilileri aşağılayan patronuyla kavga ederek işten atılır. Şimdi Dan Saxon olan ismini Sid olarak değiştirir ve aynı motosikletli çetenin içine girer ancak şimdi FBI'ya çalışan Saxon bu çetede bir kadına (Linda Fiorentino) aşık olur ve polislerden (amcası polisti) nefret eden Saxon acaba “Kanunsuz bir adam”ı oynamaya devam edecek midir?