Top 10 similar words or synonyms for ailen

söylediklerini    0.472104

bildiğini    0.443848

söylediğini    0.422430

konuştuğunu    0.414062

öğrendiğini    0.412277

neyi    0.409871

söyledikleri    0.406677

konuşurken    0.403776

mısınız    0.402579

dediğini    0.401072

Top 30 analogous words or synonyms for ailen

Article Example
Litvanca ... šeima? : ... ailen?
Bahadır Baruter 2012 yılında "Senin Ailen Bir Yalan Yavrum", 2014 yılında "Evim Güzel Evim" adlı iki sergi açtı.
Dorrance Hill Hamilton 1950'de Samuel Matthews Vauclain Hamilton Sr ile evlendi. Üç çocuğu, dokuz torunu ve dört büyük torunu vardı. Hamilton, çorbanın yoğunlaştırılması sürecini yaratan ve 1914 yılında amcasından Campbell Soup Company'yi satın alan Dr. John T. Dorrance'in torunudur. Ailen hala Campbell'in hisse senetlerinin olağanüstü paylarının büyük bir yüzdesine sahiptir. Hamilton'un kocası Samuel M.V. Hamilton 1997'de öldü. 1998'de kocasının anısına Hamilton SVF Vakfı'nı kurdu.
Dikiş makinesi Elbise ya da çamaşır dikimine yarayan makine. 18. yüzyılın ortalarına doğru icat edilmiştir. Fakat 1846 yılında ABD'li Elias Howe'un iki iplik kullanmaya ve kumaşın altında bir ilmik meydana getirmeye elverişli olan masuralı makineyi bulması ile gelişmiş John Baohelder, Ailen Winslow ve İsa Singer'in dikiş makinesinde yaptıkla) çeşitli buluşlarla dünyada en çok gelişen ve pratikleşen makinelerden biri olmuştur. Dikiş makinesi, birçok kısımlarda meydana gelmiştir. Esası, üstten bir iğneyle dikilecek şeyin altına geçen ipliği, orada ikinci bir iplik halkadan geçirdikten sonra geri çekmek ve böylece dikişe çok çabuk bir şekilde devam etmektir.
Amy Winehouse Winehouse, Londra'nın kuzeyindeki Southgate semtinde, Yahudi bir ailede dünyaya geldi. Ailesi caza yönelmesinde etkili oldu. Winehouse'ın babası Mitchell taksi şoförü, annesi Janis (kızlık soyadı Seaton) eczacıdır. Alex (1979 doğumlu) isimli bir ağabeyi vardır. Winehouse'un ataları, Londra'ya yerleşen Rus ve Polonya Yahudisi göçmenleri idi ve ailen Londra'nın Southgate bölgesinde yaşamaktadırlar. Amy burada Osidge İlkokulu'na giti.  Winehouse, bir çocukken Yahudi Pazar okuluna devam etti. Bir röportajda Winehouse, yılda bir kez Yom Kippur'a "saygısı nedeni ile" sinagog ziyaretinde bulunduğunu söyledi. Mitchell, çocukluğunda Amy'ye sık sık Frank Sinatra şarkıları söylerdi.
Eternity/The Road to Mandalay "The Road to Mandalay" klibi Robbie ve dört arkaşının Jensen FF ve bir Ford Transit kamyonet sürerek gösteriyor.Etrafta oyalanıyorlar,bir para transfer kamyonunu ve onun şoförünü gözetliyorlar.Kamyon şoförü apartman penceresindeki karısı,kızı ve köpeğini selamlıyor.Soyguna geçtiklerinde yüzlerine maske giyiyorlar ve transfer kamyonetine doğru arabayla çarpıyorlar.Transfer kamyoneti çarpmanın etkisiyle içi su dolu varillerin üzerine yatay şekilde düşüyor. Robbie ve arkadaşları kamyon şoförünün yanına gidiyor.Bir soyguncu şoföre ailesinin köpeğini gösteriyor. Ailen elimizde manasında. Parayı çabucak başka bir kamyonete geçiriyorlar, ve kamyoneti sürerken bunu kutluyorlar.Robbie arkadaşlarını yeni lüks malikanesine davet ediyor, burada da şampanya ve pasta ile bunu kutluyorlar.Klibin sonunda Robbie kamyonetle yaşlı bir kadına çarptığının kabusunu görüyor.Robbie korkarak kızarkadaşının yanında uyanıyor.
Destiny's Child "Survivor" albümündeki bazı temalar grubun yaşadığı iç kavgalara gönderme olarak yorumlanır. "Survivor" şarkısının sözlerinde geçen "Radyolarda seni bombalamayacağım ... Sen veya ailen hakkında atıp tutmayacağım ... Dergilerde senden nefret etmeyeceğim" sözleri, Roberson ve Luckett'in yaptığı sessizlik anlaşmasını ihlal ettiği gerekçesiyle mahkemelik oldu. Bir röportajında Knowles "Şarkının sözleri grubun hikayesi hakkında, çünkü biz çok badireler atlattık, ... bütün bunlar 10 yıllık beraberliğimizde bizi daha sıkı ve daha iyi hale getirdi." yorumunu yaptı. Aynı albümdeki bir başka şarkı "Fancy"de "Hep benimle yarışmaya çalıştın kızım ... kendi kimliğini bul" sözleri, eleştirmen David Browne tarafından "Entertainment Weekly" dergisindeki yazıda davalar üzerine yazıldığı şeklinde yorumlandı. AllMusic'ten Stephen Thomas Erlewine "Survivor"ı, "grubun iç karmaşadan sağ kaldıklarını ve sanatsal açıdan meziyetlerini vurgulamak maksadıyla şekillenen, kararlı, inatçı bir kayıt, ... Bu amacı gösterebilmek adına sert olmaya çalışan bir kayıt ancak sonunda zorlama ve yapay bir his veriyor," şeklinde yorumladı. Albüm her ne kadar olumlu eleştiriler alsa da, Knowles'ın olaya yakın dahiliyeti eleştirildi. Knowles "Survivor" albümünün büyük bir kısmını yazıp yapımını üstlendi. Browne bu yardımın "Survivor" albümüne "prematür ama kaçınılmaz bir şekilde büyüme ağrısı çeken" bir atmosfer kazandırdığını öne sürdü.