Top 10 similar words or synonyms for örgütlenmelere

oluşumlara    0.670440

fetvalarla    0.624957

harekatların    0.624189

örgütlerde    0.618300

örgütlenmeler    0.616713

otoritelerle    0.613964

argümandır    0.613254

mücadelelerle    0.610247

teşkilatlar    0.606912

örgütlere    0.606738

Top 30 analogous words or synonyms for örgütlenmelere

Article Example
Sevda Kuşun Kanadında (dizi) Dizide bunların yanı sıra, bugünkü iktidarı yoğuran Mehmet Zahit Kotku, Sami Efendi, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Cemil Meriç, Şule Yüksel Şenler ve Necmettin Erbakan gibi ünlü siyaset ve kültür-sanat adamlarının mücadelelerine de yer verilirken, bu mücadeleye karşı tuzaklar kuran, ülkeyi kaosa sürükleyen cemaat adı altında faaliyet gösteren karanlık örgütlenmelere de değiniliyor.   
Thule Cemiyeti Versay Antlaşması sonucu Alman ordusu silahlarını Müttefiklere teslim etmek zorundaydı. Fakat Baron Sebottendorff, silahları işgal bölgeleri dışına çıkarıp Kahverengi Gömlekliler'e ve dağınık sivil örgütlenmelere verdi. Kurucusu olduğu Alman İşçi Partisi ve Thule Cemiyeti üzerinden bu örgütlenmeleri sağladı. Sebottendorff daha sonra NSDAP'yi kurarak partiyi belirledikleri kişilere bıraktı.
Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu “Halk Kurtuluş Ordusu” (English "People’s Liberation Army") ifadesi, ilk kez Çin Komünist Partisi tarafından Parti önderliğindeki ama partili olmayanların da yeraldığı silahlı örgütlenmeleri ifade etmek için kullanıldı. ÇKP ile aynı zeminde yeralan partiler de kurdukları askerî örgütlenmelere bu adı verdiler ya da bu adı ima ettiler.
Bulgar Komünist Partisi 1989'da Doğu Bloku'nu saran reform sürecinde Jivkov görevinden ayrılmak zorunda kaldı ve daha ılımlı bir çizgiye kayan parti 1990 yılında Marksizm-Leninizm çizgisinden vazgeçtiğini duyurdu ve adını Bulgar Sosyalist Partisi olarak değiştirerek Sosyalist Enternasyonal'e katıldı. Bunun üzerine partiden ayrılan birçok eski komünist yeni örgütlenmelere giriştirler. Aleksander Paunov yönetimindeki Bulgaristan Komünist Partisi bu oluşumlardan biridir.
İran Şah Rıza dönemine göre nispeten demokratik bazı açılımlar sağlandı; siyasî tutuklular özgür bırakıldı, basına yönelik sansür (karartma) kaldırıldı, siyasal ve toplumsal örgütlenmelere izin verildi. Artık sesini duyurma olanağı bulan çeşitli toplumsal ve siyasal muhalefet hareketleri bu özgürlük ortamından yararlanarak reform taleplerini yükseltmeye başladılar. Daha sonraki yıllarda ülkenin siyasal ve toplumsal yaşamını büyük ölçüde etkileyecek olan Marksist kökenli Tudeh (Kitle) Partisi de bu ortamda, 1941 yılında kuruldu ve işçi yasası, toprak reformu, kadın hakları gibi geniş toplumsal tabanı kucaklayan talepleriyle önemli destek buldu.
Emek Partisi Emek Gençliği, egemen sınıf olarak tanımladığı sermaye gruplarının gerek Türkiye'de TÜSİAD, MÜSİAD gibi örgütlenmelere, gerekse uluslararası düzeyde Dünya Bankası, IMF, Avrupa Birliği, NATO gibi kuruluşlara sahip olduğunu ifade etmekte ve siyasal iktidarın burjuva sınıfının elinde olduğunu belirtmektedir. Buradan hareketle işçi sınıfının çıkarları için gençleri birleştirmeyi amaçladığını ifade etmektedir. İşçi sınıfı ve tüm emekçilerin birleşmeleri halinde sermaye sınıflarının iktidarından uzaklaştırılacağını ve kendi sosyalist iktidarlarını kurabileceklerini belirten Emek Gençliği, 1917 yılındaki Ekim Devrimini örnek göstererek amacının gençliği işçi sınıfının tarafında birleştirmek olduğunu belirtir.
İspanya'da demokrasiye geçiş süreci Calvo Sotelo parlamentoyu feshedip seçimlere giedecek ancak partisi UCD diğer seçimlerin aksine %6,8 oy alarak hezimete uğrayacaktır. Ekim 1982’deki seçimlerde %48,4 oy alarak PSOE mutlak meclis çoğunluğunu elde edecektir. PSOE Genel sekreteri 28.Parti Kongresinde partideki komünistlerle kesinlikle yollarını ayıracak ve marksizmi reddecek, böylelikle partiyi geleneksel sosyal-demokrat çizgiye çekecektir. UCD çatısı altındaki sosyal-demokrat unsurlarla da birleşecek ve "el cambio" (değişim) adındaki kampanyasıyla başa gelecektir. PSOE elindeki mutlak çoğunluk sayesinde geçiş döneminden sonra İspanya’da uzun süreli görece huzurlu bir ortam sağlayacaktır. Ancak ETA ve sol örgütlere karşı sosyal-demokratların iktidarında GAL eliyle birçok yargısız infaz gerçekleştirilmiş ve NATO bağlantılı örgütlenmelere gidilmiştir.
Antik Mısır Mısır halkının bağlılığını sürdürmek amacıyla Ptolemaios Hanedanı hükümdarları, eski gelenekleri desteklediler ve böylece Yunan kültürü, Mısır kültürünün yerini almadı. Mısır tarzı yeni tapınakların yapımı geleneksel kültürel değerleri destekledi ve yeni hanedanlığın hükümdarlarını halkın gözünde firavunlar kadar saygın duruma getirdi. Mısır ve Yunan tanrıları, örneğin Serapis gibi karma tanrılar olarak birleştirildi (Senkretizm). Yontularda klasik Yunan formu, geleneksel Mısır motiflerini etkiledi. Mısırlıların tepkilerini yumuşatma, soğurma çabalarına karşın Ptolemaios yöneticileri, yerel başkaldırılara, aileler arasındaki sert rekabete ve 4. Ptolemi'nin ölümünden sonra İskenderiye'de ortaya çıkan yoksul kesim arasındaki örgütlenmelere karşı tavır da almıştır. Bu arada Antik Roma'nın tahıl gereksiniminin önemli bir bölümü Mısır'dan karşılanıyordu. Doğal olarak Roma, Mısır'daki siyasi durumla yakından ilgilenmekteydi. Mısırlıların süregelen tepkileri, hırslı yöneticiler, güçlü rakip Suriye, Mısır'ın durumunu istikrarsızlaştırdı. Bu durum Roma'yı, imparatorluğun ister istemez ilgi alanı olan Mısır'daki durumu güven altına almak üzere kuvvet göndermeye yöneltti.
Akılcılık Aydınlamacılık ile birlikte akıl ve akılcılık kavramları farklı bir anlam daha kazandı. Felsefî bir vurgudan öte, feodal ve dinî müessese ve uygulamalar ile sosyal ve politik uygulamaları akıl ışığında ve aklı temel alarak eleştiren kişilere rasyonalist adı verilmeye başlandı ve bu tip eleştirel yaklaşım da rasyonalizm olarak anılmaya başlandı. Burada felsefi ilkelerin aynı zamanda toplumsal düzenlemelerde yeni bir yönelimin kurucu ilkeleri haline gelmesi söz konusudur. Bu anlamda rasyonalizm aklı kurucu ilke olarak benimseyen ve dinsel toplumsal örgütlenmelere karşı akılcı toplumsal düzenlemelerini temel alan yaklaşımları ifade eder. Kant’ın "Aydınlanma nedir?" sorusuna verdiği, "İnsanın kendi aklını kullanmasıdır." şeklindeki cevabı, aklın aydınlanmacılıkta felsefî bir ilke olduğunu gösterir. Buna göre evrensel bir dayanak noktası olan akıl, toplumsal yaşamın herkes için geçerli olabilecek akılcı bir düzenlemesini mümkün kılabilecektir.
Nasyonal sosyalizm Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi, Alman ekonomisinin ve halkın moralinin düzelmesi için devletçi bir politika izleyerek yeni iş imkanları yaratmaya başladı. İşçi örgütlenmesi üzerinde kontrol sağlandı: 2 Mayıs 1933'te tüm sendikalar kapatıldı ve 24 Ekim 1934'te işçi ve işverenlerin bir arada bulunup uzlaştığı korporatif Alman Emek Cephesi kuruldu. Alman halkının ekonomik durumu böylece zaman ilerledikçe düzeliyordu ama aynı zamanda ortamda bir kargaşa hakimdi. Nasyonal sosyalist yönetim toplum üzerinde etkin bir propaganda çalışması yürütüyor, Yahudiler ve Bolşevizm düşman addedilerek hedef gösteriliyordu. Alman halkının çoğu, nasyonal sosyalizmi büyük bir bağlılıkla benimsemişti ve halkın Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'ne verdiği destek giderek artıyordu. Öyle ki, o dönemin Alman gençlerinin % 60'ı Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'nin gençlik kolu olan Hitler Gençliği ("Hitlerjugend") örgütüne gönüllü olarak katılmıştı. Halkın rejime bu denli destek vermesinin sebebi, nasyonal sosyalizmin özünde yatan devingen ruhtaydı. Nasyonal sosyalistlere göre, ulusu oluşturan insanlar arasında aynı kanı taşımanın verdiği yakınlaşmadan kaynaklanan bir topluluk ruhu vardır. Aynı ırkın parçalarını oluşturan bu insanları bir araya toplayan şey, kişisel çıkarlar ve yasalardan çok, taşıdıkları kan bağıdır. Kişiler kendi yararlarına bir hak talebinde bulunmazlar, ırkın çıkarlarını esas alan hukuki düzenlemelerin sağladığı olanaklarla yetinirler. Her türlü gelişmenin temel koşulu, ırkın yükselmesi ve korunması olduğundan, özel ve kişisel çıkarlara hizmet eden örgütlenmelere izin verilmez.